Üstün yetenekli çocuklar; entelektüel, yaratıcı, sanatsal, liderlik kapasitesi ya da belirli akademik bölümler gibi alanlarda yüksek performans kabiliyetine sahip olan ve tam olarak okul tarafından normalde verilmeyen hizmet veya faaliyetlere ihtiyaç duyan çocuklardır. Bu yetenekleri geliştirmek ve onların geleceğini daha da parlak bir hale getirmek hem ebeveynler hem de devlet tarafından bir görev haline gelmelidir. Çünkü bu çocuklar, okulda uyum sorunu yaşayan ve istenmeyen öğrenci konumunda görünen bireyler olarak anılır. Sorunlu olarak görülen birçok çocuğun içinde üstün yetenekler yatabilir. Peki, bu çocukları farklı yapan etkenler nelerdir ve biz bunu nasıl anlayabiliriz?

Biyolojik Farklılıklar

Üstün yetenekli çocuk ve tipik çocuk arasında biyolojik birkaç fark gözlemlenebilir.

  • Üstün yetenekli çocuk, sinaptik aktiviteyi de artıran hücre üretimine sahiptir. Bu artan hücreler bir düşünce sürecini bile etkileyebilir. Üstün yetenekli çocuğun beynindeki nöronlar, biyo-kimyasal olarak daha çok gibi görünmektedir ve sonuç olarak gelişen beyin modelleri, daha karmaşık düşünceleri işleyebilmektedir. Bu sebepledir ki üstün yetenekli çocuklar, ülkemizdeki klasik eğitim metotlarından çabuk sıkılır.
  • Beyinde daha fazla prefrontal korteks aktivitesi var gibi gözükür, bu da sezgisel düşünce gücünün artmasına yol açıyor.
  • Üstün yetenekli çocukların beyninde daha fazla alfa dalga aktivitesi vardır. Tipik çocuktan daha hızlı alfa dalga aktivitesi elde etmekle kalmaz, aynı zamanda buna daha uzun süre devam ederler. Bu daha yüksek odaklı bir öğrenim sağlar.
  • Üstün zekalı çocuğun beyin ritimleri daha sık görülür ve bu da konsantrasyon, dikkat, araştırma ve sorgulamaya izin verir.

Gözlemlenen Karakteristik Özellikler

Üstün yetenekli çocuğun sahip olabileceği bazı ortak özellikler de vardır. Üstün yetenekli çocuklar şu özelliklere sahip olabilirler:

  • Kendiliğinden disiplinli, bağımsız, çoğu kez anti-otoriter bir yapıya sahip olmak
  • Yüksek derecede espri anlayışı
  • Grup baskısına direnme, erken geliştirilen bir strateji ile liderlik özellikleri göstermek
  • Daha uyarlanabilir ve daha maceracı bir karakter
  • Belirsizlik ve rahatsızlık durumlarına daha fazla tolerans göstermek
  • Sıkıntılara tahammülsüz olmak
  • Karmaşıklık, asimetri, açık uçlu tercihleri
  • Farklı düşünme yeteneğine sahip olmak
  • Hafızada yüksek başarıya ulaşmak
  • Detaylara dikkat edebilmek ve detayları akılda tutabilmek
  • Geniş bilgi birikimine sahip olmak
  • Düşünme dönemlerine ihtiyaç duymak
  • Çevreye duyarlı olmak ve destekleyici davranmak
  • Tanıma ihtiyacı hissetmek
  • Paylaşma fırsatı sunmak ve bunu istemek
  • Yüksek estetik değerler
  • Cinsiyet rolü entegrasyonunda özgürleşme; basmakalıp erkek / kadın kimliği gibi yapılardan farklı düşünme

Üstün Yetenekli Çocukların Cinsiyet Farklılıkları

Her ne kadar her üstün yetenekli çocuk aynı karakteristik özellikleri barındırsa da cinsiyet olarak farklı karakterlerin ve davranışların gözlemlendiğini de unutmamak gerekir. Yani kız ve erkek çocukları üstün yetenekli oldukları zaman kendilerini farklı şekilde tanıtabilmektedir.

Üstün yetenekli kız çocuğunun ortak özellikleri şunlardır:
  • Okulu; özellikle fen, müzik ve sanat derslerini severler.
  • Öğretmenlerinden hoşlanırlar.
  • Haber, dergi gibi zorunlu olmayan okuma aktivitelerini yapmayı çok severler.
  • Drama ve müzik yapımlarında aktif rol oynamak isterler.
  • Randevuların ve belirlenmiş olan tarihlerin dışına çıkmazlar.
  • Genellikle hayalperest yaklaşımlarda bulunurlar.
Üstün yetenekli erkek çocuğunun ortak özellikleri şunlardır:
  • Okulu sevmezler. Kız çocuklarının tam tersi olarak burada ayrışırlar.
  • Öğretmenleri sevmezler ve öğretmenler de onların sürekli olarak derse ilgisiz olduklarını düşünürler.
  • Küçük ödevler yaparlar. Büyük görevlere gelemezler.
  • Fiziksel eğitimi sevmezler ancak nadiren takım sporlarına girerler.
  • Radikal veya alışılmamış olarak kabul edilirler. Toplumda sivrilmeleri ile tanınırlar.
  • Kendi düşüncelerini ve çıkarlarını takip etmek için çoğunlukla yalnız kalmak isterler.

Üstün Yetenekli Çocukların Duygusal Özellikleri

Üstün yetenekli çocuğun da duygusal anlamda stresten paylarını aldıkları görülmektedir. İlginçtir ki, çalışmalar üstün zekalı çocuğun aslında ortalama çocuktan daha düşük benlik saygısına sahip olabileceğini göstermektedir. Üstün yetenekli çocuklar yüksek beklentilere sahiptirler. Ve bu da gerçekleşemeyecek hayalleri beraberinde getirebilir. Hayallerin üst konumda olması ve gerçekleşme payı olsa dahi imkanlar el vermediği için hayallerin gerçekleşememesi bu çocukları demoralize etmektedir. Bu durum sonucunda endişeler ve stres de çocukların üzerine bir yük olarak binmektedir. Bu yüzdendir ki birçok üstün yetenekli öğrenci; ilkokul, ortaokul, lise sıralarında ders çalışmak istemediğini vurgulayarak derslere karşı çok isteksiz olur. İşte bunun en büyük sebebi hissettikleri endişe ve strestir.

Öğretmenlere Büyük Görevler Düşüyor

Türkiye’deki eğitim sınırları içinde atılacak çok fazla adım olduğunu bilsek de öğretmenlerin bu çocuklara çok fazla yardımının dokunabileceğini de söylemeden edemeyiz. İyi bir eğitimci kadrosu ile işe başlanmalı ve eğitimcilerin, çocuklara “işe yaramaz” etiketi damgalamadan, onların üstün yeteneklerini keşfetmeye gönüllü olması önemlidir.

Hiperaktivite ile Üstün Zeka Arasında Bağlantı Var mıdır?

Üstün yetenekli çocukların çok duyarlı bir sinir sistemi bulunur ve bu sinir sistemine sahip olmaları da onları ekstra hareketlenmeye itebilir. Bu yüzden hareketli çocuklar ile hiperaktivitenin birbirinden iyi ayrıştırılması gerekir. Hiperaktivite, beyindeki bir kimyasal eksiklik sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır ancak duyarlı olunması ve sinir sisteminin vücudu çok uyarması sebebiyle hareketli olmak çok ayrı şeylerdir.

Üstün Yetenekli Çocuğa Aileler Nasıl Davranmalı?

Ailelerin yaklaşımı; bu çocukları kaybetmememiz, gelişmelerine destek vermemiz, hem akademik hem sosyal hem de psikolojik olarak onlara yardım edebilmemiz için çok önemlidir. Aileler, çocuklarının üstün yetenekli olduklarının farkına varamıyorlarsa bir uzman desteği alabilirler. Çocuklarının güçlü ve yeteneği olan alanlarını keşfetmek için onlarla bol bol zaman geçirmeli ve ilgi duydukları alanlara yönelmelerini desteklemeleri önemlidir.


Pedagog Betül Rümeysa DEMİRÖRS‘ün yazıları için tıklayınız…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 + sixteen =